ÇOCUKLAR, ANNELER, BABALAR VE SINIRLAR

Sınırlar, insanın uçsuz bucaksız doğasında, sağlıklı olarak kişiliğimizde yerini bulduğunda bizler için bir yol gösterici ve rehber niteliği taşır. Kişiye güven verir, içsel ve sosyal çatışmaları önler. Bireyi bencilliğinden kurtarır, bireyin kendisiyle ve çevresiyle barışık olmasını sağlar. Günümüzde modern yaşamın bizlere sunduğu iletişim, haberleşme vb. olumlu imkanlar, beraberinde olumsuzlukları (çocukla geçirilen zamanının kısıtlı oluşu, değerler çatışması vb) da getirmektedir. Örneğin, yaşadığımız toplum hızla değişmekte bununla paralel olarak ekonomik, sosyal, kültürel vb. alanlarda da baş döndürücü değişimler göze çarpmaktadır. Bu hızlı değişimde anneler babalar ve çocuklar arasındaki anlayış farkı da o denli büyümektedir. Bazı ebeveynler bu baş döndürücü değişim karşısında sistemi özümseyip değişime ayak uydururken, bazıları çocukları ile çatışma yaşamakta ve çocuklarının davranışları ile baş etmekte zorlanmaktadırlar. Bazı anneler babalar da adeta “sınırsızlığı bir sınır” gibi kabul etmekte ve çocuklarını bir boşluğun içine istemeyerek de olsa itmektedirler.

Neden Sınıra İhtiyaç Vardır?

Sınır, bir çocuğa özellikle ergenlik döneminde sevgiden, şefkatten, destekten, teşvikten ve sabırdan daha fazlasını verebilmek demektir. Ayrıca, bağımsız olmak demektir. Annelerin babaların çocuğunu benimsemesi, sevmesi, onun özelliklerini görmesi, onun büyüdüğüne ve geliştiğine saygı duyması ve onu kabul etmesi demektir. Her çocuk, önündeki kocaman ve yabancı bir dünyaya uyum sağlamak için belli ipuçları bekler, ne yapması gerektiğini bilen, bunu karşısındakine de bildiren anneler babalar arzular. Çocuklar ayrıca, çaresiz kaldığında ona yol gösterecek, tereddüt ettiğinde ona cesaret verecek, hedeflerine ulaştığında onu alkışlayacak ve yolunu şaşırdığında onu tutacak yetişkinlere ihtiyaç duyar ve tehlikeli bir durum olduğunda anne-babasının nedenini açıklayarak “hayır” veya “dur” demesini bekler. Temeli aileler tarafından atılan sınırlar çocuğa gelecekte bireysel ve toplumsal anlamda çok önemli beceriler de sağlar. Örneğin:

  1. Sınırlar sosyal olarak kabul edilen davranışları belirler. Hangi davranışlarım kabul edilir? Hangi davranışlarım kabul edilemez? konularında kararlar verirler.
  2. Sınırlar ilişkileri tanımlar. Benim haklarım nerede biter? Diğerlerinin hakları nerede başlar? Daha fazla ileri gidersem ne olur? Örneğin; Ailede kim çocuk, kim anne babadır? konularında deneyim elde ederler.
  3. Sınırlar güvenlik sağlar. Çocuklar ebeveynlerinden “anne- baba” olmalarını isterler. Kendine güvenli ana baba davranışı çocuğa güvenlik sağlar.

Sınır Nasıl Konmalıdır?

Sınır koymak, güçlü olan anne babanın kendi fikirlerini belirtmesi ve bunları çocuğa zorla kabul ettirmeye çalışması demek değildir. Sınırlar anne-baba ve çocukların karşılıklı bir anlaşma içerisinde işbirliği yapması anlamına gelir. Çocuğun yaşına, ihtiyaçlarına, alabileceği sorumluluğa göre sınırların belirlenmesinde fayda vardır. “Ne kadar sorumluluk, o kadar özgürlük” temel anlayış olmalıdır. Sınırlar konulurken dikkat edilecek noktalar aşağıdaki gibidir:

  1. Sıcak, şeffaf, ilgili ve tutarlı bir anne ve babanın varlığı en önemli şartlardan biridir. Çünkü çocukların kabul gördükleri ve sevildikleri ortamda kuralları kabul etmeleri daha kolaylaşır.
  2. Anneler babalar beklentilerinde ve ifadelerinde kararlı olurlarsa inandırıcı olabilirler. Koydukları sınırlarda sınır koymadan önce sınıra uyulmasının önemini çocuklara net ifade etmelidirler. Az ve amaca yönelik sınırlar koyulmalıdır.
  3. Sınırlar gerektiğinde değişebilir ve esnek olmalıdır. Çünkü devamlı değişen, gelişen koşullarda sizin kurallarınızın da değişmesi olasıdır.
  4.  Sınırlarınızın amacını unutmayın. Bazen çocuklar ne kadar ileri gidebileceklerini ve ebeveynlerin beklentilerinde ne kadar ciddi olduklarını da öğrenmek isterler. Bu nedenle konan bu sınırlar çocuklar tarafından deneme ve ihlal etmeleri de beraberinde getirecektir.
  5. Çocuklar için neleri yapmaya hazır olduğunuzu ve nelere hazır olmadığınızı önce kendiniz belirleyin. İnsanın kendini fark etmesi bazı davranışlarıyla baş etmesini kolaylaştırdığı gibi aile içindeki ilişkilerin idaresini de kolaylaştıracaktır.
  6. Uygun olmayan davranışların nedenini araştırın. Çünkü her davranışın arkasında bir ihtiyaç, bir amaç veya bir sorun olabilir. Tüm bunların yanında kendinizi çocuğunuzun yerine koyarak onu anlamaya çalışın.
  7. Çocuklarınıza iyi bir model olun. Çünkü sizin genel duruşunuz ve davranışınız en iyi sınır belirleyicisidir.

Bütün bu sınırların uygulanabilir olması anne ve babanın ortak tutumu ile ilgilidir. Çocuğa etkili ve kaliteli zaman ayrıldığında çocuk hem öğrenecek hem de öğrendiklerini test etme imkanı bulacaktır.

Bir ergenin ağzından “sınırlar” konusunda ailelere tavsiyeler.

Londra’daki "Guy's Hospital"ın çocuk psikiyatrisi servisinde yatmakta olan 15 yaşındaki Kevin Hickey doktorlara göre ebeveynlerinin kendisini eğitememeleri sonucu bunalım geçirerek hastaneye düşmüştü. Yapılan zeka ve kültür testleri Kevin'in aslında son derece aklı başında bir çocuk olduğunu ortaya koyuyordu. Kevin bir gün hasta yatağında kağıdı kalemi eline aldı. Bulunduğu durumu, ebeveynleri ile ilişkilerini düşünerek yetişkinlere ve tüm eğiticilere hitaben öğütler yazdı. Küçük Kevin 'in yazdığı bu öğütlerden bazıları...

  • • Beni şımartmayın, aslında her istediğim şeyi elde edemeyeceğimi biliyorum, sadece sizi deniyorum.
  • Bana karşı kararlı davranmaktan çekinmeyin, bunu tercih ederim; bu, benim kendimi daha güvende hissetmemi sağlar.
  • Benim yanlışlarımı benimle uygun bir dille konuşarak kötü huylar edinmemi engelleyin, bunların erkenden ortaya çıkarılmasında ve önlenmesinde size güveniyorum.
  • Benim yanlışlarımı başkalarının önünde söylemeyin, benimle yalnız konuşursanız söylediklerinizi daha iyi anlarım.
  • Herhangi bir olayın sonucunda beni kurtarmayın, zor işlerden kaçmama fırsat vermeyin, aslında bana acı vereceğini düşündüğünüz bu yollarla öğrenirim.
  • Dürüstlüğümü fazla zorlamayın, kolayca korkup yalan söyleyebilirim.
  • Tutarsız olmayın; bu, benim kafamı iyice karıştırır ve size olan güvenimi sarsar.