HIZLI OKUMAYA BAKIŞ

Rehber Öğr. Tahir ÜNER

“Günde 15 dakika kitap okumak kadar insan zihnini geliştiren başka bir şey yoktur.” Montaigne’nin bu sözüne katılmayan yoktur. Bu durumu yaşam biçimi haline getirmeye çalışmak her kişinin hedefi olmalı.

Okuma sorununu çözümledikten sonra kaliteli ve hızlı okuma sürecine adım atmak gerekir. Okuma durumunu aşamayanların kaliteli ve hızlı okuma ile ilgili dertleneceklerini pek sanmıyorum. Hızlı okumanın tarihsel gelişimine de değinmek isterim. 2.Dünya savaşı sırasında hızla geçen uçakların kimliğini tespit etmek isteyen İngilizler Dr. Renshaw´un buluşlarıyla, şimdi ‘takistoskop’ denilen aleti geliştirdiler. Merceği saniyenin 25’te, 50’de ve 100’de biri hızla açılıp kapanan bu araçla, pilot ve gözcüler yetiştirildi. Amerika´da eğitimciler bu aracı, kelime seçmeyi hızlandırmada denediler ve böylelikle ‘Hızlı Okuma’ doğdu. 1950’li yıllarda, Amerika´da bu konuda kurslar düzenlenmeye başladı. Fransa ve İngiltere’de de okullarda ders olarak okutulmaya başlandı.

Hızlı okuma Türkiye’de 20-25 yıllık bir geçmişe sahiptir. Ülkemizdeki asıl problem okumamaktır. Okumayan insana hızlı oku diyemezsiniz. Yeterli miktarda niçin’i olmayan şeyler gelişemez. Okumak için insanların çeşitli amaçları olmalıdır. Bu duruma “DUR” diyebilmek için İzmir Koleji her gün birinci dersin ilk 15 dakikasını kitap okumaya ayırmaktadır. Hızlı okuma konusunda kendini geliştirmek isteyen bir kişi öncelikle işe okuma hızını belirleyerek başlamalıdır.

Okuma hızı = (Toplam Kelime Sayısı / Süre) x 60
şeklinde hesaplanır.

Ardından kişi çeşitli göz egzersizleriyle, hafıza geliştirme teknikleriyle, odaklanma ve görüş alanı geliştirme alıştırmalarıyla hızlı okuma kapasitesini arttırmaya çalışır. Odaklanmada hızlı okuma için gerekli önkoşullardandır. Odaklanma, bir konuya zihinsel olarak belli bir süre yoğunlaşabilmektir. Odaklanma süresi, kişiden kişiye değişe- bildiği gibi; aynı kişide konu ve yapılan işe göre de değişiklik gösterebilir. Genellikle kişinin sevdiği, merak ettiği, önemsediği ve başarıyla gerçekleştirebildiği işlere daha uzun süre odaklanabildiği bilinmektedir.

Hızlı okumada yapılması gereken temel davranış kalıpları mevcuttur. Okurken başı hareket ettirmeden gözlerin hareketini sağlamak bunlardan birincisidir. Okurken gözleri kısmamak görüş alanını daraltacağından gözlerin kısılmaması gerekmektedir. Diğer bir hızlı okuma davranış kalıbı ise okurken dış ses ve iç sesin kontrol altına alınmasıdır. Ortalama bir insanın konuşma hızı 150 kelime kadardır. Sesli okuduğumuz zaman kendimizi bu limite sınırlandırmış olur ve bu hızın üstüne çıkamayız. Yani konuşma hızımızla okuruz. Doğru bir eğitim sonucunda okuma hızımızı rahatlıkla dakikada 500 kelimeye çıkarabiliriz.

Göz, egzersizlerle, gitgide daha hızlı görmeyi öğrenebilir. Beyin, egzersizlerle geniş kelime gruplarını bir bakışta görmeyi öğrenebilir. Göz ve beyini koordineli olarak çalıştırabilirsek geniş bir görüş alanı açısı kazanmayı, olabildiğince hızlı bakmayı ve olabildiğince metin üzerinde hızlı ilerlemeyi başarabiliriz.

Yukarıdaki paragrafı okuyamayan yoktur. Harflerin yarısı gözükmese de beynimiz okuduğumuzu tamamlayarak doğru algılamamızı sağlar. Göz uyarıcıları beyne iletir. Beyin ise onları anlamlı hale getirir. Aşağıdaki 2 farklı göz hareketi vardır. Birinci harekette göz dört sıçramayla okuma işlemini bitirmiştir. İkinci harekette ise göz iki hareketle metni okumuştur. İlkini göre 2 katı hızla okuma işlemini bitirmesi kelime kelime okumamanın önemini göstermektedir.

Kelime kelime okumayla ilgili şu önerileri dikkate almanızı öneririm. Kelimeler için değil, düşünceler için okuyun. Gelecek satırlarda ne olacak diye tahminler yürütün. Eğer kelimelere veya iç/dış sesinize odaklanırsanız aklınız orada kalır. Kelime kelime okumak konuşma hızıyla ilerlemenizi sağlar. Halbuki insan konuşma hızından çok daha hızlı okuyabilir. Daha iyi anlamak daha hızlı okumayla ilintilidir.

Okuma faaliyeti ile odaklanma ve konsantrasyon arasındaki ilişkiyi gösteren yandaki tabloda beynimizi okuma eylemiyle ne kadar çok meşgul edersek anlama o denli artmaktadır. Bu tür okuma sonucunda kişinin anlama düzeyi artar.